Uzun bir suskunluktan sonra konuşmak, yanlış sayılmaz
bütün sevdiklerimiz ölüp gitmişlerse;
Lambanın o düşman ışığı gizlemişse kendini
Ve perdeler inmişse düşman gecenin üstüne
Durmadan, durmadan eşlik edelim diye
O yüce Sanat ve Şarkı söyleşisine:
Bilgeliktir bedenin yıpranması; gençken
Sevdik birbirimizi, habersizdik dünyadan.
William Butler Yeats etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
William Butler Yeats etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kimbilir Kaç Kişi Seni Sevdi
Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
Çıngıraklı Şapka
Girdi bahçeden içeri soytarı:
Bahçeyi bürümüştü sessizlik;
Buyurdu ruhuna yüksel yukarı
Ve onun pencere eşiğine çık.
Bağrışmaya başlarken baykuşlar
Doğru yükseldi üstünde saf mavi elbisesi:
Bilge dilli kılmıştı onu düşündüğü
Dingin ve hafif bir ayak sesi;
Genç kraliçe dinlemedi fakat;
Uçuk renk geceliğiyle yatağından kalktı;
Kapadı ağır kanadını pencerenin
Ve mandalını taktı.
Yüreğine emretti soytarı, git ona,
Baykuşlar bırakmışlarken bağırışı;
Kırmızı titrek bir elbiseyle
o da Şarkılar söyledi kapısına karşı.
Tatlı dilli kılmıştı hayali
Çiçek gibi saçların bir uçuşmasının;
Fakat onu kraliçe havalara savurdu
Yelpazesini alıp üzerinden masanın.
‘Çıngıraklı şapkam var.’ dedi
‘Ona yollayacağım ve öleceğim sonra’,
Ve de gün ağarırken
Bıraktı onun geçeceği yola.
Kraliçe saçlarından bir bulutun altında,
Yatırdı bağrına şapka ve çıngırakları,
Ve yıldızlar görünür olana dek havada
Bir aşk şarkısı şakıdı kızıl dudakları.
Kapısını penceresini açtı,
Ve yürek ile ruh girdiler içeri,
Sağ eline kırmızı olan geldi, Sol eline de mavi.
Ağustos böceklerince bir ses yükselttiler,
Akıllı ve tatlı bir cırıltı,
Ve saçı bir katlama çiçekti kraliçenin,
Ayaklarında aşkın sükuneti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
