uzun süredir öyle yaşıyorum ki
duyuyorum zaman zaman
üzerimden nasıl akıp gittiğini
soğuk ve berrak suyun
ve ben yatarken nehrin dibinde
ve söylüyoruz
bir şarkı
çimle başlıyor üstü çamurla kaplanıyor
açamıyoruz artık ağzımızı
uzun süredir öyle yaşıyorum ki
konuşamıyorum artık
düşümde bir kent gördüm
sahili betondan
ve ben yatarken nehrin dibinde
ve bakıyorum sudan uzaklara
ışığa,yüksek evlere
ve
yeşil yeşil parıldayan yıldızlara
uzun süredir öyle yaşıyorum ki
ve sen gelsen bir gün
ve kapasan gözlerimi
bu bir yalan olurdu
eğer sen beni yalnız bırakıp gidersen
ben seni alıkoyamam
ve peşinden gelmezsem
bir kör gibi
bu bir yalan olurdu
Arseni Tarkovski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arseni Tarkovski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eski Defterden
Herşey apaçık birleşiyordu havanın kendisi
Çevrende ta senin yıldızlarına dek,
Ve kuşağın, ve senin her bir inatçı
Esnek adımın, ve her bir pütürlü dizen.
Sen- kimsenin güvencesine bırakılmamış
Olan, yanmakta özgür ve harcanmakta özgür,
Düşün yalnızca: olmamıştı bir ayrılık,
Zamanlar, sular gibi, kavuşur.
Sevincin üstüne bastır- elini, kedere, yıllara!
Artık ayırma birleşen kanatlarını:
Sen egemensin öldürücü sulara,
Gereği yok suları yeniden ayırmanın.
Çevrende ta senin yıldızlarına dek,
Ve kuşağın, ve senin her bir inatçı
Esnek adımın, ve her bir pütürlü dizen.
Sen- kimsenin güvencesine bırakılmamış
Olan, yanmakta özgür ve harcanmakta özgür,
Düşün yalnızca: olmamıştı bir ayrılık,
Zamanlar, sular gibi, kavuşur.
Sevincin üstüne bastır- elini, kedere, yıllara!
Artık ayırma birleşen kanatlarını:
Sen egemensin öldürücü sulara,
Gereği yok suları yeniden ayırmanın.
Biz bir uyumsuzlukla sımsıkı bağlıyız
Ben insanım, ben orta yerindeyim evrenin,
Ardımda – sayısız tekhücreliler,
Önümde sayısız yıldızlar.
Ben arasında bunların uzandım dosdoğru-
İki kıyıyı bağlayan deniz,
İki uzayı birleştiren köprü
Ben Nestor, vakanüvisi mezozoik çağın,
İleriki zamanların ben Yeremya’sı.
Tutarak ellerimde saati ve takvimi,
Geleceğe sürüklendim, sürüklendiğinde Rusya’nın,
Ve geçmişi ilençliyorum, yoksul bir çar gibi.
Ben ölümü daha fazla bilirim ölülerden,
Ben canlılar içinden en canlısıyım.
Ve – Tanrım benim – kelebeğin biri,
Bir kız çocuğu gibi alay ediyor benimle,
Altın yaldızlı bir ipek parçası gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
